28 Eyl 2011

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Go Kulübü

Gamze Gül Çakır

Bir kafede görüp de bu taşlar da şeker gibiymiş (herkesin verdiği klasik tepki, evet) neymiş bu, bir bakayım dedikten sonra öğrenmeye başladığım bu oyunun öncelikle benim hayatımı bu kadar çok değiştirmesi, insanların nasıl bir tutkuyla bu oyunu oynadıklarını öğretti sanırım bana. Daha bu oyunda çok da yeni ve kimseyi de bilmezken bir arkadaşımla paylaşıp sonrasında da "bu cidden iyi bir şeymiş, hadi bizim okuldakilere öğretelim ve hatta -kibirden uzak- birlikte öğrenelim"di sanırım bizim kulübümüzün çıkış fikri.

11. İstanbul Go Turnuvası’nı Ali Jabarin kazandı


11. Uluslararası İstanbul Go Turnuvası, 24-25 Eylül 2011 tarihlerinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Fındıklı Kampüsü’nde boğaz kıyısındaki turnuva mekânında düzenlendi. Turnuva, dört ülkeden ve 15 şehirden toplam 104 katılımcısı ile Türkiye’de düzenlenmiş olan en kalabalık turnuvalar arasındaki yerini aldı.

18 Eyl 2011

Dunhuang Go Kılavuzu: 6. yüzyıldan go kuralları ve taktikleri

Derleyen: Çağatay Tavşanoğlu 

Çin’in batısında yer alan Dunhuang kentindeki Mogao Mağaraları’nın, Budist sanatının yaklaşık 1000 yıllık dönemine ait en güzel örnekleri barındırmakta olduğu geçtiğimiz yüzyılın başlarında keşfedildi. Mağaralarda yapılan araştırmalarda, tarihleri MS 406 ile 1002 yılları arasında değişen toplam 45.000 metin bulundu. Bu metinlerin çoğu klasik Çince ve yerel Çince lehçesi ile yazılmış olsa da, Dunhuang’ın İpek Yolu üzerinde stratejik bir noktada bulunması nedeniyle (1) Tibetçe, İbranice, Saka dili, Eski Türkçe, Sanskritçe ve Soğdakça dâhil birçok dile ait metinler de saptandı.

Dunhuang Go Kılavuzu
Mağaraların UNESCO dünya mirası listesinde yer almasını sağlayan tüm bu değerli belgelerin arasında, dünyada tespit edilmiş en eski go oyunu kılavuzu da yer almakta. MS 6. yüzyıla ait olan bu metin, mağaralarda 1907 yılında tek parça halinde keşfedilmiştir ve bugün Londra’da British Library’de bulunmaktadır. Metin, günümüzde “Dunhuang Go Kılavuzu”, “Dunhuang Go Klasiği” ya da özgün başlığı ile “Go Klasiği” olarak adlandırılmakta. El yazması olan metin 15,5 cm boyunda ve 240 cm enindedir, bazı kesimleri düzensizdir ve zorlukla okunabilmektedir. Metin tam değildir ve ilk üç ya da beş satırı (45-75 karakter) kayıptır. Metnin sonu hiç zarar görmemiştir ve burada metnin başlığının “Go Klasiği” olduğu yazılmakta ve tek bir parşömen tomarında metnin tamamının yer aldığı belirtmektedir. Ne yazık ki, metnin en başında bulunması muhtemel olan yazarın ismi mevcut metinde yer almamaktadır.

16 Eyl 2011

Küçük dev adam: Hideo İijima

Adem Kayatepe


Hideo İİjima 4d
Size tanıtacağım kişinin işlevselliği anlatırken, büyük bir fedakarlık ve adanmışlık erdemlerinin, bir insanda nasıl vücut bulduğunu görebileceğinize inanıyorum...

İijima-san (tam adı ile Hideo İijima), belki Türkiye'de goyu organize bir şekilde tanıtan ilk kadronun içinde yoktu fakat bu kadroyu geliştirmiş, zenginleştirmiş ve çok daha fazlasının yapılmasına imkân tanımış, go materyalleri tedarik etmiş, burada bulunduğu dönemde her turnuvaya katılmış, her go toplantısına yorulmadan, bıkmadan, az/çok kişi var/yok demeden katılarak, varlığıyla hep bir anlam kazandırmıştır.

11 Eyl 2011

BIBA- Blackie’nin Uluslararası Baduk Akademisi

Diána Kőszegi

Başlangıç
BIBA (Blackie’nin Uluslararası Baduk Akademisi), Kim Seung-jun 9p (Blackie) ile benim (Diána Kőszegi 1p) tarafından 31 Ocak 2011 tarihinde açıldı.
Aslında, bu akademi planlarımız arasında yoktu. Ancak, ne yazık ki, IBA (Uluslararası Baduk Akademisi) 2010 yılı sonunda kapandı ve IBA öğrencileri hâlâ Kore’de kalmak ve baduk çalışmak istiyorlardı. Şans bu ki, Noel tatili için eve gelmiştim, böylece bu çocukların dairemi kullanmalarına izin verdim ve bir ay sonra geri geldiğimde Blackie onların konaklamalarına yardımcı oldu ve bizim de çalışmakta olduğumuz yongusil’de (çoğunlukla profesyonel oyuncular için çalışma odası) çalışmalarını sağladı.
Kore’de bulunduğum süre boyunca aslında birçok yabancı oyuncu bana yazmış ve Kore’de baduk çalışma olanaklarını sormuştu. O zamana kadar hep IBA ya da Kings’i (şu anda ikisi de kapanmıştır) önermiştim. Daha sonra Ocak ayında başka bir yabancı oyuncu, mesajında bana nerede çalışabileceğini sormuştu, ama bizim daha önce çalıştığımız yongusil bile kapanmıştı. Böylece, biz de yabancı oyuncular için bir okul açmayı düşünmeye başladık. Bunun da ötesinde, kamplarda ve çalıştaylarda dersler verdiğimiz sırada birçok kişinin bu Eylül’den (2011) itibaren Kore’de ciddi biçimde çalışmayı planladığını öğrendik. Bundan dolayı, fikrimizi denemeye karar verdik ve yabancılar için bir okul oluşturduk.

10 Eyl 2011

Kim Hyun-sub 3p İstanbul Go Turnuvası'nda

Kim Hyun-sub 3p
Koreli 3d profesyonel go oyuncusu Kim Hyun-sub, 24-25 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek olan 11. Uluslararası İstanbul Go Turnuvası'nda bulunacak. Ayrıca, 23 ve 26 Eylül tarihlerinde Koreli usta oyuncunun katılacağı seminer ve çalıştayların düzenlenmesi de planlanmakta.

11. Uluslararası İstanbul Go Turnuvası

Haber kaynağı: http://www.istanbulgo.org/terr/tour2011-tr.html

7 Eyl 2011

Cebeci Go Kulübü

Aliye Can 

Kulübümüz iki yıl önce Cebeci Kız Teknik ve Meslek Lisesi bünyesinde faaliyetine başladı. Kulübün açılmasını öğretmenler kurulu toplantısında teklif ettiğimde yüz on kişilik öğretmen kadromuzdan bir kişi bile go oyununun adını bilmiyordu.  Gerçi ben de 3 ay öncesine kadar go oyununun Türkiye’de oynandığını bilmiyordum.  İlk kez Akıl Oyunları filminde goyu görmüştüm ve merak etmiştim.  Bugün tüm okul go hakkında az çok bir şeyler biliyor diye düşünüyorum. En azından artık, go taşlarına bonibon diye saldıranların sayısında büyük bir azalma oldu.

İzmir Go Oyuncuları Derneği

Goizm ekibi bir buluşma sırasında
Yaşam, nefes demektir. Bu, go tahtasındaki bir “taş” için de geçerlidir. Taş, go tahtasında nefes almaya başlar. Birlikte olan taşlar birlikte nefes aldıkları için yalnız taşlardan daha güçlü konumdadırlar. İzmir Go Oyuncuları olarak bir arada olmanın bize daha sağlam bir duruş kazandırdığı bilinciyle 2004’ten bu yana çalışmalarımızı topluluk yapısında devam ettirdik. Beşinci İzmir turnuvasından sonra beraberligi resmiyete dökme amacıyla konuşmaya başladık ve 2011’in Şubat ayında, Go ve İzmir kelimelerinin birleşiminden oluşan Goizm adını da kullanmaya devam ederek “İzmir Go Oyuncuları Derneği -Goizm”i kurduk.

6 Eyl 2011

Profesyonel

Hayri Kılıç

İnsan birçok alanda virtüöz olabilir mi? Ya da bir alanda uzman olmanız, mesela go oyununda profesyonel düzeyde bir oyuncu olmanız diğer alanlarda da başarı sağlar mı? Sanırım çoğunuz buna "hayır" cevabını verecek. Zira, virtüöz olabilmek için tek bir şeye odaklanmak gerekir düşüncesine sahipsiniz.

Bu yaygın görüşe aykırı, sıradışı bir kişiyle tanıştırayım sizleri: Ch'a Min-su ya da yaygın olarak bilinen adıyla Jimmy Cha, Güney Koreli bir go oyuncusu. 1951 yılında doğmuş, 1984 yılında 4. dan derecesine ulaşmış. Aynı yıl Güney Kore'den Amerika'ya göç etmiş. Buraya kadar her şey sıradan gibi. O'nu sıradışı yapan özelliği ise, hayatta tam bir "profesyonel" olması. Sadece go oyununda değil; klasik müzik, savaş sanatları ve pokerde de en az go oyununda olduğu kadar yetenekli biri.

28 Ağu 2011

Bütün oyunları alt eden oyun: Go. Zihin için en büyük sınav bu oyun olabilir mi?

Çeviren: Güçlü Yılmaz 

Gece yarısı kablo TV yayınında ağır siklet prolar Monstor (dev), Razor (jilet), Butcher (kasap) Assassin (günahkar) ve Knitting Needle (örgü şişi) kullanıcı isimleri ile böbürlenmekteler. Tarihteki en ünlü oyunlar 1835’deki Kan Kusturan Oyun, 1926’daki Meşhur Öldürme Oyunu, 1945’deki Atom Bombası Oyunu. Hayır, bu kemik kıran cinsten yakın dövüş sanatlarından biri değil. İki rakibin rahat bir şekilde oturup, yanlarında katlanır kâğıt yelpaze ve sigara dışında bir şey bulundurmadıkları, kesişen dik çizgileri olan düz bir tahtada sırayla siyah ve beyaz taşları yerleştirdikleri bir salon oyunu. Basit kurallar ve malzemelerle oynansa da müthiş bir zihinsel mücadele. Satrançtan farklı olarak, her ne kadar uzun süreden beri 1 milyon 600 bin dolarlık ödül duyuruluyor olsa da henüz hiçbir bilgisayar 10 yaşındaki zeki bir çocukla başa çıkamadı. İngilizcede go olarak bilinen oyun, (Japonca İgo, Çince Veyçi, Korece Baduk) satrançtan daha derin ya da zor değil. 2500 yıl önce Çin’de akıl edilen oyun, Han Hanedanlığı döneminde (M.Ö.206-M.S. 220) şairlere, filozoflara ve strateji kuramcılarına ilham olacak kadar çok ilgi görmeye başladı. M.S. 56 yılında rahmetli olan strateji kuramcısı Huan Tan, “Xin Lun” (Yeni Tez) adlı çalışmasında, oyundaki en doğru yaklaşımı açıklarken “rakibinizi çevreleyecek şekilde taşlarınızı geniş bir alana dağıtın” tavsiyesinde bulunuyor. Saldırmak ve düşmanın nefesini kesmek ikinci iyi taktik. “En kötü strateji sadece kendi alanınızı savunmaktır” 1930’larda Fransız Majino Hattı’nı tasarlayanların faydalanabileceği bir öğüt.

Gonun aynı zamanda Han dönemi halkbiliminde de yeri vardır. Wang Zi adlı bir oduncunun hikâyesi şu şekildedir: Ormanda dolaşırken iki bilgenin bir oyun oynadığını görür. Seyretmek için oturur ve oyuna öylesine dalar ki sonunda oyunculardan biri artık evine gitmesinin iyi olacağını söylediğinde baltasının sapının tamamen çürümüş olduğunu görür. Köyüne dönüp kimseleri tanıyamıyor olduğu fark edince, Wang, 100 yıl kadar ortalardan kaybolduğunu anlar. Belki biraz abartı payı olsa da bu öykü boş tahtayla başlayıp giderek artan karmaşıklığın yarattığı büyünün sürekliliği hakkında önemli bir ipucu vermekte.

25 Ağu 2011

Türkiye’de go oyunu yayıncılığı: mevcut durum, eksiklikler ve Merdiven

Türkiye’de go oyununun resmi olarak başlamasının (ODTÜ Go Topluluğu’nun kurulması) üzerinden 22, go oyuncuları için bir çatı oluşturan Türkiye Go Oyuncuları Derneği’nin (TGOD) kurulmasının üzerinden ise tam 16 yıl geçti. Özellikle son yıllardaki atılımlarla bugün geldiğimiz noktada, diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında, hızla yayılan ve oyuncu kitlesi giderek genişleyen bir go oyununa sahibiz Türkiye’de. Birçok derneğimiz, üniversite kulübümüz ve turnuvalarımız var, Türkiye Go Ligi var! Hatta son dönemde ülkemizde uluslararası bir turnuvamız oldu ve profesyonel oyuncuların arada sırada ülkemize uğraması da olağan hale geldi.

Buraya kadar go ile ilgili her şeyin gelişimi güzel görünüyor, ama benim gibi birçok go oyuncusunun uzun yıllardır eksikliğini hissettiği bir nokta var ki, o da go oyunu hakkında Türkçe basılı materyallerin nadirliği. Bu eksiklik, Türkiye gosunun geldiği bu noktada birazcık sırıtıyor sanki. Gonun kuralları hakkında çeviri (M. Dardeniz – Go Kitabı, K. Dinçer - İncelikli Go Sanatını Keşfetmeye Çağıran Küçük Kitap) ve özgün (A. Kılınç – Go: Dünyanın En Büyüleyici Oyunu, G. Çakır – Yeni Başlayanlar İçin Go) birkaç Türkçe kitap bulunmakta şu anda. Ancak go oyunu ve Türkiye’de go üzerine fikirlerin yer aldığı, yeni başlayan oyuncuları teşvik edecek duygu ve düşüncelerin paylaşıldığı, dünyada go ile ilgili olan gelişmelerin ülkemizdeki go kitlesi tarafından takip edilmesini sağlayacak makaleler içeren ve düzenli olarak basılan bir yayın organı ne yazık ki mevcut değil.

24 Ağu 2011

11. Uluslararası İstanbul Go Turnuvası

Türkiye'nin tek uluslararası nitelikte go turnuvası olan İstanbul Go Turnuvası'nın 11.si bu sene 24-25 Eylül tarihlerinde İstanbul'da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fındıklı yerleşkesinde düzenlenecek. İstanbul Go Topluluğu'nun Türkiye Go Oyuncuları Derneği'nin desteği ile organize edeceği turnuva, Avrupa Go Federasyonu tarafından belirlenen 2011-2012 Avrupa Kupası takviminde de yer almakta.