Daha önce 10-11 Kasım 2012 tarihlerinde düzenleneceği duyurulan ve Türkiye Go Oyuncuları Derneği'nin play-off puanlarını etkileyen 2. sınıf turnuva olarak belirlediği 2012 Eskişehir Go Turnuvası iptal edildi. Gerek yerelden gerekse TGOD yönetiminden alınan bilgiye göre, turnuvanın iptal edilmesinin sebebi turnuvanın kentte düzenlenmesine destek olabilecek yeterli go oyuncusunun olmaması. Umalım bir sonraki sene go oyuncuları geçmişte olduğu gibi Eskişehir'de de turnuva amacıyla bir araya gelebilirler.
1 Kas 2012
24 Eki 2012
Avrupa Takım Şampiyonası: Türkiye 3 Portekiz 1
Avrupa Takım Go Şampiyonası'nda C grubunda yer alan ulusal takımımız, ikinci karşılaşmasını 23 Ekim 2012 tarihinde Portekiz'e karşı yaptı. İki ulusal takımın en güçlü oyuncularının mücadelesinde Kıvanç Doğanay (3d), Daniel Tomé'a (3d) yenilirken, Tuğkan Eren (1k) rakibi Francisco Pereira'yı (1k) yendi. Takımımızın diğer iki oyuncusu ise rakipleri karşılaşmaya çıkmadığından maçlarını hükmen kazandılar. Sonuç olarak, Türkiye ulusal takımı Portekiz'i 3-1 yenerek grupta ikinci sıraya oturdu.
Gruptaki iki favori ekibin karşılaştığı Slovenya-Slovakya maçını ise Slovakya'nın 4-0 alması, grup birinciliği konusunda Slovakya'nın şansını önemli ölçüde artırdı. Ulusal takımımız bir sonraki karşılaşmasını 20 Kasım tarihinde İspanya ile yapacak.
Tomé-Doğanay karşılaşmasının sgf'si
Pereira-Eren karşılaşmasının sgf'si
C grubu sonuçları ve puan durumu
Avrupa Takım Go Şampiyonası ana sayfası
Gruptaki iki favori ekibin karşılaştığı Slovenya-Slovakya maçını ise Slovakya'nın 4-0 alması, grup birinciliği konusunda Slovakya'nın şansını önemli ölçüde artırdı. Ulusal takımımız bir sonraki karşılaşmasını 20 Kasım tarihinde İspanya ile yapacak.
Tomé-Doğanay karşılaşmasının sgf'si
Pereira-Eren karşılaşmasının sgf'si
C grubu sonuçları ve puan durumu
Avrupa Takım Go Şampiyonası ana sayfası
22 Eki 2012
BursaGo: yeniden
Bir süredir faaliyetlerine ara vermiş olan Bursa Go Kulübü, toplantılarına yeniden ve hızlı bir şekilde başladı. Haftada iki kez iki farklı yerde başlangıç sınıfları oluşturan BursaGo ekibi, Cuma günü de toplantılarına kadim buluşma mekanları olan Capella Cafe'de devam ediyor.
Yaklaşık 8 yıl önce kurulan Bursa Go Kulübü, bu süre boyunca beş kez düzenlenen Ulusal Bursa Go Turnuvası dahil birçok go faaliyetine imza atmış ve birçok oyuncunun yetişmesine olanak sağlamıştı. Bursa Go Kulübü'nün faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi almak ve iletişime geçmek için http://bursago.com/ adresine uğrayabilirsiniz.
Görsel: 4. Ulusal Bursa Go Turnuvasından bir görüntü (Bursa Go Kulübü ağ sayfasından alınmıştır)
Yaklaşık 8 yıl önce kurulan Bursa Go Kulübü, bu süre boyunca beş kez düzenlenen Ulusal Bursa Go Turnuvası dahil birçok go faaliyetine imza atmış ve birçok oyuncunun yetişmesine olanak sağlamıştı. Bursa Go Kulübü'nün faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi almak ve iletişime geçmek için http://bursago.com/ adresine uğrayabilirsiniz.
Görsel: 4. Ulusal Bursa Go Turnuvasından bir görüntü (Bursa Go Kulübü ağ sayfasından alınmıştır)
19 Eki 2012
12. İstanbul Go Turnuvası rekor katılımla gerçekleşti
Bu sene 12.si düzenlenen Uluslararası İstanbul Go Turnuvası, 146 oyuncunun katılımı ile 13-14 Ekim 2012 tarihlerinde İTÜ Maslak Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Turnuvayı, İsrail'den Ali Jabarin (5D) tüm maçlarını alarak kazandı. Turnuva'da Sırbistan'dan Dejan Krstic (4D) ikinci, Türkiye'den Emre Polat (5D) ise 3. oldu.
Geçtiğimiz senelere göre daha az sayıda yabancı oyuncunun katıldığı turnuva, toplamda ise 146 go oyuncusunu buluşturmasıyla Türkiye turnuva katılımcı rekorunu bir kez daha kırmış oldu.
Turnuva tam sonuç listesinde Avrupa Go Veritabanı'ndan ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz senelere göre daha az sayıda yabancı oyuncunun katıldığı turnuva, toplamda ise 146 go oyuncusunu buluşturmasıyla Türkiye turnuva katılımcı rekorunu bir kez daha kırmış oldu.
Turnuva tam sonuç listesinde Avrupa Go Veritabanı'ndan ulaşabilirsiniz.
14 Eki 2012
Ali Hadi Gözütok vefat etti
Bursa'da go oyununun tanınmasında hatırı sayılır bir role sahip olan ve Bursa Go Kulübü'nün yıllarca toplantılarını düzenlediği Capella Cafe'nin sahibi Ali Hadi Gözütok vefat etti. Gözütok, birçok kişinin go oyunu ile ilk kez tanışmasını sağlayarak ve Bursa'da düzenlenen go turnuvalarına sponsor olarak Bursa Go Kulübü'nün gelişmesine destek vermişti. Aynı zamanda sevilen bir şair olan Gözütok, uzun süredir kanser tedavisi görmekteydi.Başta Bursa'lı go oyuncuları olmak üzere tüm go camiasının başı sağolsun.
Not: Kendisinin go oyununa verdiği desteği unutmayan Bursa'lı go oyuncuları, kendisinin anısını yaşatmak için bir turnuva düzenlenmeyi düşünüyorlar.
Şiirlerine ilişkin bir blog yazısı
Bursa Go Kulübü
Ali Hadi Gözütok'un Avrupa Go Veritabanı turnuva kaydı
5 Eki 2012
Avrupa Takım Şampiyonası: Türkiye 4 Kazakistan 0
Avrupa Takım Go Şampiyonası'nda 2 Ekim'de gerçekleşen ilk karşılaşmasında, Özgür Değirmenci, Bertan Bilen, Altan Kuntay ve Tuğkan Eren'den oluşan Türkiye ulusal takımı görece zayıf rakiplerden oluşan Kazakistan'ı 4-0 mağlup etti. Ulusal takımımızın bulunduğu C grubunda favori ekipler olan Slovakya Hırvatistan'ı, Slovenya ise İspanya'yı 4-0 lık skorlarla yendi.
Ulusal takımımız gruptaki bir sonraki karşılaşmasını 23 Ekim 2012'de Portekiz ile yapacak.
Grup C sonuçları ve puan durumu
Avrupa Takım Go Şampiyonası ana sayfası
Ulusal takımımız gruptaki bir sonraki karşılaşmasını 23 Ekim 2012'de Portekiz ile yapacak.
Grup C sonuçları ve puan durumu
Avrupa Takım Go Şampiyonası ana sayfası
11 Eyl 2012
Avrupa Takım Go Şampiyonası kuraları çekildi
Pandanet sponsorluğunda Avrupa Go Federasyonu tarafından düzenlenen Avrupa Takım Go Şampiyonası'nın 2012-2013 sezonu kuraları çekildi. Dokuz turlu olarak düzenlenecek şampiyonada ilk maçlar 18 Eylül 2012'de son maçlar ise 14 Mayıs 2013'de yapılacak. A grubunda yer alan ülkeler arasında sıralamada ilk dörde girenler Temmuz 2013'de Polonya'da yapılacak olan Avrupa Go Kongresi'ndeki finale katılmaya hak kazanacak. Bu sene Şampiyona'da toplam 30 takım üç ligde (A, B, C) mücadele edecek. Fikstüre göre Türkiye ulusal takımı ilk maçını Kazakistan ile 2 Ekim 2012'de yapacak.
5 Eyl 2012
Hotta Yumi ile Hikaru hakkında
Çeviren: Güçlü Yılmaz
Hikaru no Go (Hikaru’nun Go Macerası) senaristi Hotta Yumi ile 5 Ağustos 2012 tarihinde Uluslararası Go Sempozyumu’nda bir görüşme gerçekleştirildi. Tiger’s Mouth ağ sayfası bu görüşmenin metnini yayımladı. Amerikan Go Federasyonu sempozyuma ilişkin filmin kurgusunu yapmakta, bu film daha sonra çevrimiçi olarak izlenebilecek. Hotta ile görüşmeden seçilen önemli bazı bölümleri aşağıda okuyabilirsiniz ve isterseniz yazının tamamı İngilizce olarak buradan okunabilir.
Bu anime dizisinin başlangıcı nasıl oldu sorusuna, Hotta; “Go öğrenmek istiyordum o yüzden bir go okuluna kaydoldum ve haftada bir uzmanlık derecesi almış öğretmenin derslerine katılmaya başladım. Çok zalim bir hocaydı ve hiçbir zaman öğrencilerinin eğitim amaçlı olan oyunları kazanmasına izin vermezdi. Bu benim için çok yorucuydu “Bütün bu oyunları yenilmek için mi para ödüyorum” diye düşünüyordum. “Keşke bir koruyucu meleğim olsa ve onu güzelce yenmeme yardım etse” diye düşünüyordum. İşte o noktada “Hikaru’nun Go Mecerası” doğdu.
Gonun yaşamını ne şekilde etkilediğini sorduğumuzda Hotta’nın yanıtı şu şekilde oldu; “Açıkçası go öğrenmeye istekli bu kadar çok çocuğun olduğunu bilmiyordum. Sadece Japonya’da değil ama tüm dünyada. Özellikle go öğrenmek için öğretmen ve eğitici malzeme kıtlığı olan ülkelerdeki çocuklar bile go öğrenmeye çok istekli. Şimdilerde öğretmenlerin, uzmanların ve çocuklara go oyununu sevdiren toplulukların sayesinde daha fazla çocuk go öğrenebiliyor. Kendi açımdan, Hikaru, benim go turnuvalarına katılabilmemi oldukça güçleştirdi. Oyunlarımı oynarken ensemin arkasında oyunumu izleyen pek çok kişinin soluğunu hissediyorum. Aslında çok da iyi bir oyuncu sayılmam ve bu durumdan biraz çekiniyorum”.
Not: Bu haber Paul Barchilon (E-J Youth Editörü) tarafından American Go E-Journal'ın 09/04/2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.
![]() |
| Hotta Yumi |
Bu anime dizisinin başlangıcı nasıl oldu sorusuna, Hotta; “Go öğrenmek istiyordum o yüzden bir go okuluna kaydoldum ve haftada bir uzmanlık derecesi almış öğretmenin derslerine katılmaya başladım. Çok zalim bir hocaydı ve hiçbir zaman öğrencilerinin eğitim amaçlı olan oyunları kazanmasına izin vermezdi. Bu benim için çok yorucuydu “Bütün bu oyunları yenilmek için mi para ödüyorum” diye düşünüyordum. “Keşke bir koruyucu meleğim olsa ve onu güzelce yenmeme yardım etse” diye düşünüyordum. İşte o noktada “Hikaru’nun Go Mecerası” doğdu.
Gonun yaşamını ne şekilde etkilediğini sorduğumuzda Hotta’nın yanıtı şu şekilde oldu; “Açıkçası go öğrenmeye istekli bu kadar çok çocuğun olduğunu bilmiyordum. Sadece Japonya’da değil ama tüm dünyada. Özellikle go öğrenmek için öğretmen ve eğitici malzeme kıtlığı olan ülkelerdeki çocuklar bile go öğrenmeye çok istekli. Şimdilerde öğretmenlerin, uzmanların ve çocuklara go oyununu sevdiren toplulukların sayesinde daha fazla çocuk go öğrenebiliyor. Kendi açımdan, Hikaru, benim go turnuvalarına katılabilmemi oldukça güçleştirdi. Oyunlarımı oynarken ensemin arkasında oyunumu izleyen pek çok kişinin soluğunu hissediyorum. Aslında çok da iyi bir oyuncu sayılmam ve bu durumdan biraz çekiniyorum”.
Not: Bu haber Paul Barchilon (E-J Youth Editörü) tarafından American Go E-Journal'ın 09/04/2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.
29 Ağu 2012
Japonya ve go oyunu
Güçlü Yılmaz
Japonya ve go oyunu arasında çok özel bir bağ vardır. Oyunun anavatanı Çin olsa da, en iyi oyuncular konusunda Kore gerçek bir üstünlüğe sahip olsa da Japonya'nın bu oyunun tüm dünyada tanınmasına olan katkısı çok büyüktür.
Kendi deneyimlerimden yola çıkarak Japonya ve Go arasındaki kuvvetli bağı anlatmaya çalışacağım.
Go oyunu serüvenim oldukça eski. Özellikle 1–2 ay içersinde benim 10 yılı aşkın bir süreden beri geldiğim seviyeye ulaşanlarla kıyaslayınca.
1999 senesinde ODTÜ'de Elektronik'te okuyan Serkan, Uzakdoğu kültürü ile olan yakınlığımı bildiği için oyunla ilgilenebileceğimi düşünmüş ve oyunu öğretmişti. Gerçekten doğru düşünmüş. Çünkü bu sayede hem yıllardır bu oyunu keyifle oynuyorum hem de bu oyun sayesinde pek çok güzel insanı tanımış durumdayım.
Japonya ve go oyunu arasında çok özel bir bağ vardır. Oyunun anavatanı Çin olsa da, en iyi oyuncular konusunda Kore gerçek bir üstünlüğe sahip olsa da Japonya'nın bu oyunun tüm dünyada tanınmasına olan katkısı çok büyüktür.
Kendi deneyimlerimden yola çıkarak Japonya ve Go arasındaki kuvvetli bağı anlatmaya çalışacağım.
Go oyunu serüvenim oldukça eski. Özellikle 1–2 ay içersinde benim 10 yılı aşkın bir süreden beri geldiğim seviyeye ulaşanlarla kıyaslayınca.
1999 senesinde ODTÜ'de Elektronik'te okuyan Serkan, Uzakdoğu kültürü ile olan yakınlığımı bildiği için oyunla ilgilenebileceğimi düşünmüş ve oyunu öğretmişti. Gerçekten doğru düşünmüş. Çünkü bu sayede hem yıllardır bu oyunu keyifle oynuyorum hem de bu oyun sayesinde pek çok güzel insanı tanımış durumdayım.
28 Ağu 2012
Kelebekler Vadisi'nde go kampı
Gözde Taşkın
Bir Cumartesi sabahı büyükannenizin evinin bahçesinde yakın-uzak onlarca kuzeniniz ile toplandığınızı hayal edin. Cuma akşamından yola çıkmış, şehirlerarası seyahat etmişsiniz. Sabah henüz kahvaltınızı yapmadan, yol yorgunu ağır adımlarla bahçe kapısına doğru yaklaşıyorsunuz. Demlenmiş çayın kokusu burnunuza hemen ulaşıyor. Bahçe kapısından girdiğinizde poğaça ve simitlerinin yanında çaylarını yudumlarken sohbet eden kuzenleriniz sizi karşılıyor. Çok sevdikleriniz, çok özledikleriniz, biraz mesafeli olduklarınız, geçen hafta birlikte halı saha maçına gittikleriniz, ödünç aldığı filmleri geri getirmediği için kara listeye aldıklarınız, başka şehirlerde yaşadığınız için yılda bir iki kere görebildikleriniz, şaka kaldıramayanlar, alınganlar, elinin ayarı olmayanlar, az konuşanlar, yüksek sesle gülenler, boğazına düşkünler, çekingenler, ciddiyetini bozmayanlar, gözü sulular, evli ve çocuklular, müzisyen, diş hekimi, avukat, öğretmen, mimar, doktor, işadamı, mühendis, öğrenci ve daha birçok meslek ve yaş grubundan hepsi şahsına münhasır onlarca kuzeninizle buluştuğunuzu hayal edin. Edebildiniz mi? Eğer bu sahneyi hayal edemiyorsanız henüz bir Go turnuvasına katılmamışsınız demektir.
Bir Cumartesi sabahı büyükannenizin evinin bahçesinde yakın-uzak onlarca kuzeniniz ile toplandığınızı hayal edin. Cuma akşamından yola çıkmış, şehirlerarası seyahat etmişsiniz. Sabah henüz kahvaltınızı yapmadan, yol yorgunu ağır adımlarla bahçe kapısına doğru yaklaşıyorsunuz. Demlenmiş çayın kokusu burnunuza hemen ulaşıyor. Bahçe kapısından girdiğinizde poğaça ve simitlerinin yanında çaylarını yudumlarken sohbet eden kuzenleriniz sizi karşılıyor. Çok sevdikleriniz, çok özledikleriniz, biraz mesafeli olduklarınız, geçen hafta birlikte halı saha maçına gittikleriniz, ödünç aldığı filmleri geri getirmediği için kara listeye aldıklarınız, başka şehirlerde yaşadığınız için yılda bir iki kere görebildikleriniz, şaka kaldıramayanlar, alınganlar, elinin ayarı olmayanlar, az konuşanlar, yüksek sesle gülenler, boğazına düşkünler, çekingenler, ciddiyetini bozmayanlar, gözü sulular, evli ve çocuklular, müzisyen, diş hekimi, avukat, öğretmen, mimar, doktor, işadamı, mühendis, öğrenci ve daha birçok meslek ve yaş grubundan hepsi şahsına münhasır onlarca kuzeninizle buluştuğunuzu hayal edin. Edebildiniz mi? Eğer bu sahneyi hayal edemiyorsanız henüz bir Go turnuvasına katılmamışsınız demektir.25 Ağu 2012
Merdiven 1 yaşında!
Geçtiğimiz sene yayımlanmaya başlayan Merdiven, 22 Ağustos 2012 itibari ile 1 yaşına bastı!
Açılış makalesinde de değindiğim gibi, Merdiven blogunun kurulma amaçları, go oyunu hakkında Türkçe yazılı materyal açığını kapatmak ve İnternet ortamında go oyuncularına yönelik düzenli bir yayın organı sağlamaktı. Kurulduğundan bu yana bir yıl içinde toplam 18 yazar tarafından oluşturulan 19 makale ve 44 haber sayesinde toplam 20.000'in üzerinde ve aylık ortalama 1.600 sayfa görünümüne erişmesi ile kısmen de olsa bu amaca ulaşıldığını düşünüyorum. Orijinal/çeviri makaleler ile güncel haberler ekleyerek bloga destek olan ve daha önce farklı sitelerde ya da kendi bloglarında yayınlanmış makalelerinin burada tekrar yayınlanmasına izin veren Merdiven yazarları olmadan bu amaca ulaşmak olanaksızdı. Bu nedenle tüm yazarlara desteklerinden dolayı teşekkür ederim.
Açılış makalesinde de değindiğim gibi, Merdiven blogunun kurulma amaçları, go oyunu hakkında Türkçe yazılı materyal açığını kapatmak ve İnternet ortamında go oyuncularına yönelik düzenli bir yayın organı sağlamaktı. Kurulduğundan bu yana bir yıl içinde toplam 18 yazar tarafından oluşturulan 19 makale ve 44 haber sayesinde toplam 20.000'in üzerinde ve aylık ortalama 1.600 sayfa görünümüne erişmesi ile kısmen de olsa bu amaca ulaşıldığını düşünüyorum. Orijinal/çeviri makaleler ile güncel haberler ekleyerek bloga destek olan ve daha önce farklı sitelerde ya da kendi bloglarında yayınlanmış makalelerinin burada tekrar yayınlanmasına izin veren Merdiven yazarları olmadan bu amaca ulaşmak olanaksızdı. Bu nedenle tüm yazarlara desteklerinden dolayı teşekkür ederim.
21 Ağu 2012
Satranç ustasının gözünden go turnuvası
Satranç ustası Ali Ferhat Tamur’un 2006 yılında katıldığı bir go turnuvasının ardından duygu ve düşüncelerini paylaştığı yazıyı, kendi izni ile aşağıda yayınlıyorum.
Go Turnuvası
Ali Ferhat Tamur
Sabah kalktım, birşeyler atıştırdım, yola koyuldum. Beytepe kampüsüne vardım, arabayı park ettim. Hava serin, yağmurlu. Saat 9:30, ama tüm üniversite uykuda.
Öğrenci yemekhanesi az ileride. Salon geniş, havadar. Daha kimse gelmemiştir sanıyordum, bayağı kalabalık.
Kayıt yaptırmaya gidiyorum. Türkiye go şampiyonunun adı da Kıvanç. Bilgisayarın başına oturmuş, kayıtları yapıyor. Geçen yıl bizim bölümden mezun olduğu için tanışıyoruz. Düzenlemeyle uğraşmış mıdır bilmiyorum, ama gayrı resmi hakemliği o üstlenecek gibi görünüyor. Eşlendirmeleri yapacak, maçları başlatacak, anlaşmazlık çıkarsa çözecek, turnuvayı kazanacak, alkışlayacağız.
Kayıt oldum. Yaka kartımı aldım. Gücümü sordular. İlk defa turnuva oynayacağım ama internette şu sitede 5 kyu'yum dedim. Düşündüler, hesapladılar, 3 kyu yazmaya karar verdiler. Hiç bilmeyen birisi 30 kyu kabul edilir. Öğrendikçe 29 kyu, 28 kyu diye, başta hızlı, sonra daha yavaş, 1 kyu'ya kadar yükselir. 1 kyu'dan sonra 1 amatör dan gelir. 6 amatör dan'a kadar gider. Sonra profesyonel dereceler gelir. O da 1 dan diye başlar, 9 dan'a kadar gider. Profesyonel dereceler biz fanilerin erişebileceğinin çok ötesindedir.
İki oyuncu arasında mesela 4 derece varsa, iyi kötüye dört handikap verebilir demek. Handikap satrançta karşılığı olmayan bir şansları eşitleme sistemi, kötü oyuncu oyunun başında 4 hamle yapıyor, oyun sonra başlıyor. Karşındakini 9 handikap verip yenmek, bir at çıkıp yenmek gibi birşey. Ya da, Kasparov şuna at çıksa ne olur falan diye kafaları karıştırmayalım, 400 rating farkına karşılık geliyor diyelim. 1 amatör dan yaklaşık 2000 olmaya, 1 profesyonel dan 70'lerde büyük usta olmaya benzetilebilir.
İleride çay makinasından çay aldım. Bir masanın üstünde bir sürü kuru pasta, poğaça duruyor, organizasyonun ikramıymış. Poğaçamı ısırıyorum, salonda geziniyorum. Birkaç kişiyle merhabam var, onlarla selamlaşıyorum. Hacettepe'li çocuklar aralarında tanışıyor olmalı, şehir dışından gelmiş daha tecrübeli oyuncular var, onlar tanışıyorlar, gerisi benim gibi pek kimseyi tanımayanlar.
Maçların başlaması sarkıyor. Geleceğim deyip gelmeyenlere telefonlar ediliyor. Eşlendirmelere karar verilmeye çalışılıyor.
Go Turnuvası
Ali Ferhat Tamur
Sabah kalktım, birşeyler atıştırdım, yola koyuldum. Beytepe kampüsüne vardım, arabayı park ettim. Hava serin, yağmurlu. Saat 9:30, ama tüm üniversite uykuda.
Öğrenci yemekhanesi az ileride. Salon geniş, havadar. Daha kimse gelmemiştir sanıyordum, bayağı kalabalık.
Kayıt yaptırmaya gidiyorum. Türkiye go şampiyonunun adı da Kıvanç. Bilgisayarın başına oturmuş, kayıtları yapıyor. Geçen yıl bizim bölümden mezun olduğu için tanışıyoruz. Düzenlemeyle uğraşmış mıdır bilmiyorum, ama gayrı resmi hakemliği o üstlenecek gibi görünüyor. Eşlendirmeleri yapacak, maçları başlatacak, anlaşmazlık çıkarsa çözecek, turnuvayı kazanacak, alkışlayacağız.
Kayıt oldum. Yaka kartımı aldım. Gücümü sordular. İlk defa turnuva oynayacağım ama internette şu sitede 5 kyu'yum dedim. Düşündüler, hesapladılar, 3 kyu yazmaya karar verdiler. Hiç bilmeyen birisi 30 kyu kabul edilir. Öğrendikçe 29 kyu, 28 kyu diye, başta hızlı, sonra daha yavaş, 1 kyu'ya kadar yükselir. 1 kyu'dan sonra 1 amatör dan gelir. 6 amatör dan'a kadar gider. Sonra profesyonel dereceler gelir. O da 1 dan diye başlar, 9 dan'a kadar gider. Profesyonel dereceler biz fanilerin erişebileceğinin çok ötesindedir.
İki oyuncu arasında mesela 4 derece varsa, iyi kötüye dört handikap verebilir demek. Handikap satrançta karşılığı olmayan bir şansları eşitleme sistemi, kötü oyuncu oyunun başında 4 hamle yapıyor, oyun sonra başlıyor. Karşındakini 9 handikap verip yenmek, bir at çıkıp yenmek gibi birşey. Ya da, Kasparov şuna at çıksa ne olur falan diye kafaları karıştırmayalım, 400 rating farkına karşılık geliyor diyelim. 1 amatör dan yaklaşık 2000 olmaya, 1 profesyonel dan 70'lerde büyük usta olmaya benzetilebilir.
İleride çay makinasından çay aldım. Bir masanın üstünde bir sürü kuru pasta, poğaça duruyor, organizasyonun ikramıymış. Poğaçamı ısırıyorum, salonda geziniyorum. Birkaç kişiyle merhabam var, onlarla selamlaşıyorum. Hacettepe'li çocuklar aralarında tanışıyor olmalı, şehir dışından gelmiş daha tecrübeli oyuncular var, onlar tanışıyorlar, gerisi benim gibi pek kimseyi tanımayanlar.
Maçların başlaması sarkıyor. Geleceğim deyip gelmeyenlere telefonlar ediliyor. Eşlendirmelere karar verilmeye çalışılıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






